Planlı Plansızlıklar Çağı
- Gökhan Keskin
- 11 Tem 2025
- 1 dakikada okunur
Aylar öncesinden plan yapmadan rakı sofraları kurulamıyor, dost sohbetleri ajandalar da sıraya girdi. Planlı plansızlıklara şaşırıp, doğalmış gibi rol yapıyoruz.
Demlenen çaylar çabuk soğuyor, kahveler hep ayak üstü içiliyor, fincanlar ise bir fotoğrafa konu mankeni oluyor. Ansızlığın getirdiği dağınıklık artık bir kusur, her şeyimiz tam olmalı ve yerinde, düşüncelerimiz ve samimiyetimiz hariç. Ambalajlanmadan hiç bir yüklemi gerçekleştirmiyoruz hayatımızda, özneleri gayet güzel makyajlıyoruz.. Olduğu gibinin verdiği sıradanlığa tahammülümüz yok artık.
Çok yoruluyoruz, çok koşuyoruz ama karşılaştıklarımız hep yabancılar, hiç kendimizle okkalı çarpışamıyoruz. Zaman yok, zaman yaratmak işimize, bütçemize gelmiyor. Şikayet etmek ve ötelemekse bedava diye sanıp ömür hanemize zarar yazıyoruz, zarardayız aslında farkına varmıyoruz.
Bir çiçeği büyütmek zaman kaybı, hazırları ise al beni, kurut beni, at beni sıralamasıyla dolduruyor zamanı. Havaları konuşan yok, reçel yapmak zahmetli, turşu kurmak angarya. Mevsimler hep sorun, birini yaşamadan diğerini arıyoruz. Tatilleri yaşayan yok, çok akıllı telefonlara kaydedip, eve döndüğümüzde kaydedilenlere bakmıyoruz dahi...
Çilek yemek için yazı, portakal için kışı bekleyen yok artık. Meyvelerin markette büyüdüğünü sanan çocuklarımızın trajikomik teknoloji çağları bunlar, zekası yapay, ilişkisi plastik.
Ben yırtıldığında yama yaptığım pantolonların bana yakıştığı anları özledim. Düşüncelerimin simgesi ve bayrağı olsun Hayrettin Karaca'nın kırmızı kazağı.






Yorumlar